20. Yüzyılın Büyük Sihirbazı

Published by

on

Hjalmar Schact’ı tanımama öncülük eden, keyifli ve engin bilgisiyle bu yazıyı hazırlamama yardımcı olan kıymetli büyüğüm Mümin Alanat’a sonsuz teşekkürlerimle.

“Savaşın hatırası, halkın üzerinde hiç azalmayan bir ağırlık taşıyor.

  Hjalmar Schact

Tarihte bazı başarılar karalanır çünkü bu başarıdan faydalanan ideolojiye düşmanlık beslenir. Fakat dönemin şartlarını dikkate almak bir yana, bilimsel çalışmaları da siyasi ideolojiden bağımsız düşünmek gerekir. Hjalmar Schact için de bu durum geçerlidir. 1923 yılında yaptığı reformlarla bir halk kahramanı, 1933 yılında Nazi’lerin ekonomi başkanı olduğu için bir Nazi destekçisi oldu. 1937 yılında Nazilere karşı harekete geçti. 1944 Yılında Nurnberg mahkemelerinde yargılandı. Peki Hjalmar Schact aslında kimdi? Onu bu kadar değerli ve karmaşık yapan şey neydi? Hem Weimer Cumhuriyetinde hem de Nazi döneminde nasıl ekonomiden sorumlu bir başkan olabildi?


Hjalmar Schacht, 19. yüzyılın sonlarında Danimarka’da doğan ve 20. yüzyılın ilk yarısında Almanya’nın ekonomik ve politik yaşamında önemli bir rol oynayan saygın bir ekonomist, bankacı ve politikacıydı. Schacht, Berlin ve Kiel’de ekonomi ve siyaset bilimi okudu ve ardından çeşitli bankalarda çalıştı. 1908’de Almanya’nın en büyük bankalarından biri olan Dresdner Bank’a katıldı ve sonunda genel müdür oldu. Weimar Cumhuriyeti döneminde Schacht, enflasyon ve işsizlikle mücadele için devlet müdahalesini savunan sıra dışı ekonomik görüşleriyle tanındı. 1923’te Almanya’nın merkez bankası Reichsbank’ın başkanı olarak atandı ve Alman parasını istikrara kavuşturmaya yardımcı olan bir dizi reform gerçekleştirdi.

Bu reformlardan en önemlisi o dönemde yaşanan hiperenflasyonla mücadele edebilmek için yeni bir para birimi olan Rentmark’ı çıkarmaktı. I. Dünya Savaşından yenilgiyle ayrılan Almanya, Versay antlaşmasının getirdiği ağır tazminatları ödeyebilmek için para basmaya başlamıştı. Bu durumun yarattığı yıkıcı etki öyle boyutlara ulaşmıştı ki 1921 yılında 1 ekmek, 1 mark iken 1923 yılında 1 milyar mark olmuştu. İşçiler fiyat artış hızından dolayı geçinemiyordu. İşletmeler kapanmak zorunda kalıyordu ve bir çok insan açlık ve yoksulluk yaşıyordu.


Schact, Almanya Merkez Bankası’nın başına geçtikten sonra Rantmark’ı piyasaya sürdü. Rentmark, tedavülden olan Marktan farklılıklar içeriyordu. Mark’ın değeri altın ve gümüş rezervine bağlıyken Rentmark’ın değeri altın ve döviz rezervine bağlıydı. Çünkü gümüş, enflasyona karşı altın kadar dirençli değildi ve altın, gümüşten daha değerliydi. Gümüş rezervleri enflasyonu kontrol altında tutmak için yeterli değildi ve enflasyona ayak uyduramıyordu. Ayrıca gümüş rezervlerini saklamak ve yönetmek zordu. Hatta bazı aşırı milliyetçi ve antisemitik gruplar gümüş rezervlerinin yahudi finansörler tarafından kontrol edildiğini savunuyordu.

Bu şartlar altında yeni çıkacak para biriminin altın ve döviz rezervine bağlı olması enflasyona karşı Mark’tan daha dirençli olmasını sağlayacaktı. Ayrıca  Versay antlaşması yüzünden ordunun ve silahlanmanın sınırlandırılması zorunluydu. Üstelik Almanya’nın ağır savaş tazminatları ödemesi gerekiyordu. Gümüş rezervlerinin muhafazası bu sıkıntıları çözmek için önemliydi. Ayrıca Rentmark, ekonomideki istikrarı sağlamalı ve değerini koruması gerekiyordu. Bu sebeple altın ve döviz rezervlerine endekslenmesi enflasyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olacaktı. Çünkü döviz rezervleri dış ticaret kısıtlamaları ile artırılabilirdi.

Almanya’da hiperenflasyon 1923 yılının Kasım ayında sona erdi. Schact, göreve geldikten sonra bir yıl bile geçmeden yeni çıkardığı para birimi ve hükümetin bütçe açığını azaltmak gibi politikaları hiperenflasyonu yenmesinde büyük rol oynadı. Daha sonra 1924 yılında uygulamaya konan Dares planı, Almanya’ya savaş tazminatlarını ödemek için Uluslararası kredi imkanını verdi. Ayrıca Dares planı, Almanya’nın mali durumunu iyileştirmesinde ve para birimini stabilize edebilmesine olanak sağladı. 1924 yılında Rentmark’ın adı Reichsmark olarak değiştirildi. Bu olaylar ülke ekonomisinin yeniden rayına oturmasına, dolaylı olarak da Weimer Cumhuriyeti’nin istikrarını sağlamaya yardımcı oldu. Bu Almanya için bir dönüm noktası olsa da hiperenflasyonun etkisi uzun süre hissedildi. Alman halkı hiperenflasyon yüzünden büyük bir zarar görmüştü. Bu durum Adolf Hitler ve Nazi partisinin yükselişinin habercisiydi.

1920’li yılların sonlarında Schact, ekonomi politikaları yüzünden diğer hükümet yetkilileri ile anlaşmazlıklar yaşadı. Schact, daha sıkı bir para politikası ve daha sıkı bir mali disiplin istiyordu. Bu istekler genişleyici bir ekonomi politikası isteyen hükümet yetkilileri ve bazı Reichbank yetkileri tarafından tepki görüyordu. Ayrıca Schact, özel sektörde kariyerini devam ettirmek ve 60 yaşında emekli olmak istiyordu.

1927 yılında görevinden ayrıldı ve özel sektörde görev aldı. Fakat Almanya’da sular durulmamıştı. Hiperenflasyon bitmişti ama Weimar Cumhuriyeti’nin tahtı yavaş yavaş sallanıyordu. Alman halkı kaybedilen savaş ve yaşanılan açlıkların intikamını istiyordu. Nazi partisi ve Hitler yükselişe geçmişti. Weimar Cumhuriyetinin sonu artık yıllar geçtikçe yaklaşıyordu. 1933 yılında Naziler iktidara geldiğinde Hitler, ekonominin başında Schact’ı görmek istiyordu. Schact, Almanlar için ulusal bir kahramandı. Bilgisiyle tarihin gördüğü en büyük enflasyonlardan birini çok kısa bir süre içinde yenmeyi başarmıştı. Hitler için Schact’tan daha iyi bir alternatif olamazdı. Ordunun tekrar silahlanması lazımdı ve bu parayı bulabilmek için adeta bir sihirbaz arıyordu.

Aslında Schact, Hitlerin militarist politikalarına karşıydı. Nazi partisiyle de fikirleri örtüşmüyordu. Ama o bir vatanseverdi ve Alman ekonomisi için yapmak istediği çok şey vardı. Schact, Nazi rejiminin ekonomisini yönetmek için bir yol bulmak zorundaydı. Ordunun tekrar silahlanması maliyetli olacaktı ve hükümet bütçesi bunu anında karşılayamazdı. Schact, bu durumu çözmek için 1934 yılında Mefo Wechel adında özel bir finansman aracı kurdu. Hükümet, özel sektöre ve özellikle de silah üreticilerine ödemeyi Mefo senetleri ile yapıyordu. Bu senetler, Almanya’nın resmi para birimi olan
Reichsmark yerine özel bir Mefo markı cinsinden değerlendiriliyordu. Özel sektör, bu senetleri resmi para birimine dönüştürebilmek için ReichBank’a sunabiliyordu. Ancak Reichbank bu senetleri belirli bir oranda ve belirli bir süre sonra almayı planlıyordu. Böylece hükümetin resmi bütçesi aşılmadan ordu yeniden silahlandırılmıştı

Fakat bu sistemin bir dezavantajı vardı. Tahvil alımlarının artması piyasaya para sürmek demekti ve durum kontrolden çıkarsa hiperenflasyon tekrar Almanya’nın kapısını çalabilirdi. Schact oluşturduğu bu sistemi kontrol altında tutmak istiyordu. Onun amacı ekonomiyi canlandırmak ve işsizliği azaltmaktı. Ayrıca Schact, Nazi hükümetini araç olarak kullanarak yarım bıraktığı işi yani Alman ekonomisini yeniden yapılandırmak istiyordu. Özetle Schact, Mefo sisteminin geçici olacağını biliyordu ve bu sistemin yerini daha sağlam bir finansal sistemin alacağına inanıyordu. Hitler ise bu sistemi askeri gücü artırmak için kullanmak istiyordu. Yani Hitler için bu sistemin bir sonu yoktu ve bu Alman ekonomisi için çok tehlikeliydi. Schact, yaşanacakları hissediyordu. Mefo sistemini daha fazla kontrolü altında tutamazdı. Nazi rejimi bu sistemi açgözlü bir şekilde kullanıyordu. Schact bu sistemin daha fazla kullanıldığı taktirde Almanya için ciddi bir enflasyon tehlikesinin daha geleceğinin farkındaydı. Fakat Hitler, bu durum için Schact ile aynı görüşleri paylaşmıyordu. Ayrıca Schact, Nazi rejiminin ideolojisine ve politikalarına da karşıydı. Özellikle Hitler’in ırkçı ve antisemitik politikalarını reddediyordu. Aralarındaki kişisel çekişmeler de artınca Schact, Hitler’in kibirli ve diktatörce tavırlarına daha fazla dayanamadı ve 1937 yılında istifa ederek Nazi karşıtı muhalefete katıldı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler’in Avusturya’yı ilhak etmesine ve Polonya’yı işgal etmesine karşı muhalif hareketlerde bulundu. Ayrıca Yahudilere karşı soykırım planına da karşı çıkıyordu. Schact 1944 yılında tutuklandı ve Nürnberg mahkemelerinde yargılanarak beraat etti. 3 Haziran 1970 yılında Münih’te hayatını kaybetti.

Schact, ne kadar karmaşık bir figür olsa da aslında sadece bir vatan severdi ve her şeyi Alman halkının refahı için yapmıştı. Hatta zamanında Atatürk’ün bile dikkatini çekmiş ve Atatürk tarafından Türkiye’de bir Merkez bankası kurmak için mektup almıştı. Scahct, Nazi döneminde tehlikede olmasına rağmen bu daveti kibarca reddetmiş ve Alman ekonomisi için daha yapacağı çok şey olduğunu belirtmişti. Schact, yardımcısını Türkiye’ye göndermiş ve ekonomik bir rapor çıkarmasını istemişti daha sonra bu ekonomik raporlar ışığında Türkiye Cumhuriyeti’ne bazı tavsiyelerde bulunmuştu.

 Schact, 83 yıllık hayatında insanlara, ilke ve vicdan uğruna her şeye karşı koymanın mümkün olduğunu göstermiştir ve Alman halkının gözünde her zaman bir ulusal kahraman olarak kalmıştır.

Bahadır Enes Şanlı

“20. Yüzyılın Büyük Sihirbazı” için 4 yanıt

  1. Demirhan avatarı
    Demirhan

    Bahadır abi ellerine sağlık çok bilgilendirici ve akıcı olmuş

  2. Demirhan avatarı

    Bahadır Abi çok bilgilendirici ve akıcı olmuş ellerine sağlık

    1. Bahadır Şanlı avatarı

      Teşekkür ederim abim

  3. Mehmet hoca avatarı
    Mehmet hoca

    Aydınlandık emeğinize kaleminize sağlım

Demirhan için bir cevap yazınCevabı iptal et

Beyaz Tulpar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin