‘’Şu anda
mağlubiyeti bütün damarlarımda hissetmekteyim. Çok üzgünüm!… oldukça
mutluydum, umutluydum. Daha düne kadar Çanakkale bizimdir! Diyordum. Çünkü bu
savaşı kazanmak için; askeri, parayı, cephaneyi her şeyi hesaplamıştım.
Hepsinde çok üstündük. Mutlaka yenecektik. Yalnız bir şeyi hesaba katmamışız…
Mustafa Kemal’i… Bağrımda İngiliz gururu olmasa, Türkleri alnından öpmek,
onları ayakta alkışlamak isterdim.’’
Winston Churchill
Aslanın Suda Boğuluşu
Dünyanın
en kanlı savaşlarından biri yaşanırken Osmanlı devleti, Almanya’nın yanında
savaşa girdi. Bunun üzerine Winston Churchill, Çanakkale boğazından tek hamlede
geçerek İstanbul’u ele geçirmek ve Osmanlı Devletini saf dışı bırakarak zor
durumdaki Çarlık Rusya’ya yardım ulaştırmak için boğaza Fransız ve İngiliz
zırhlılarından oluşan dev bir donanma göndermeyi teklif etti. Ona göre Türk
topçuları zayıf olduğu için dünyanın en büyük ve en güçlü donanmasını mağlup
edemeyecekti.
Tarihler
18 Mart 1915’i gösterirken, Churchill komutasındaki zırhlılar taarruza geçti
fakat beklediklerinden çok daha farklı olaylar yaşanıyordu. Türk tabyaları
olağan dışı bir direniş gerçekleştiriyordu. Mayından temizlediklerini
sandıkları boğazda, mayına çarpıyorlardı. Quin gibi büyük zırhlıları hasar
almıştı ve batıyordu. Yaşananların Churchill için cehennemden farkı yoktu. Türk
tabyaları başarmıştı. Donanmayı püskürtmüştü ve düşman geri çekiliyordu.
Sarışın Kurdun Öngörüsü
İtilaf
devletleri vazgeçmeyecekti yakın zamanda Gelibolu’da bir çıkartma
planlıyorlardı ve Düşmana karşı çıkacak Türk ordusunun başında, Alman maraşel
Liman Van Sanders vardı. ( O dönem Alman ordusundan bir subay Türk Ordusuna
geçtiğinde bir rütbe atlamış olarak geçiyordu.) Sanders’in planı düşmanı
derinliklerde savunmaktı ancak Yarbay Mustafa Kemal bu plana başından beri
çıktı. Libya’dayken çıkartma yapan bir
güçle nasıl mücadele edileceğini öğrenmişti. Balkan harbinde Gelibolu’dayken
bölgeyi çok iyi tanımıştı. Sanders, düşmanın Seddülbahir ve Kabatebe kumsallarına
çıkartma yapacağını düşünen Mustafa Kemali kale almadı. Düşmanın Bolayır ve
Anadolu kıyılarına çıkacaklarına inanan inanan Sanders orduyu ona göre
düzenlemişti.
Umut
Veren İnsiyatif
Saat
5.00 sularıydı korkulan olmuştu. Düşman Kabatepe’nin hemen yanındaki Arıburnuna
ve Seddülbahire çıkartma yapmıştı. Sayıları 20.000 civarındaki Anzak ordusu
saldırıya geçmişti. Mustafa Kemalin hızlı hareket etmesi gerekiyordu ve elindeki
57. Alaya hazır olma emri verdi. Saat 6.30 da Albay Halil Sami bir tabur askeri
yardıma yollamasını istedi. Yarbay Mustafa Kemal, telefonda Sanders’e ve Esat
Paşaya ulaşamıyordu. İnsiyatif alarak bir karar aldı. Tüm alay ve bir topçu
birliğini arkasına alarak cepheye gidecekti.
Tarihe Geçen Emir
Düşmanı
gözetlemek için önden giden Mustafa Kemal 27. Alayın geri çekildiğini gördü ve
şu konuşmayı yaptı.
-Neden kaçıyorsunuz
Cephanemiz kalmadı ve düşman bizden sayıca üstün cevabını
alan Mustafa Kemal konuşmasına devam etti ve tarihe geçen emrini verdi
-Cephaneniz yoksa süngünüz var. Ben size taaruzu değil ölmeyi
emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek süre zarfında yerimize başka kuvvetler
ve kumandanlar gelebilir. Süngü tak ve yere yat.
Asker denileni yaptı
ve bunu gören düşman kuvvetleri de askerlerin destek aldığını düşünerek yere
yattı. Destek kuvvetler yetişmişti, düşman Conk Bayırından püskürtülmüştü, tarihe
geçen bir emir ve sonucunda savaşın kaderini değiştiren bir zafer kazanılmıştı.
Daha sonra Mustafa Kemal, Anzak cephesine hakim olan Kılıç Bayırını ele
geçirdi. Dağılmak üzere olan 77. alay bu hamle sonrasında toparlanarak düşmanı
hilal gibi çembere aldı.
Son
Darbe
Aylar
geçtikten sonra Tüm Gelibolu siperle dolmuştu. Düşmanın yeni takviyelerle yaklaşık
150.000 kişilik orduyla harekete geçeceği biliniyordu ama Alman Mareşal Sanders yine Türk subaylarını dinlemiyordu. Mustafa
Kemal, düşmanın Suvla koyuna çıkartma yapıp Arıburnunu tutan Türk ordusunun
arkasına sızarak Conk Bayırını alacaklarını düşünüyordu.
Bir
Devrin Battığı An
32.000
Anzak askeri durmak bilmeden saldırıyordu. Türk güçleri tutunmaya bu saldırıya
karşı muazzam bir direniş gösteriyor ve tutunmaya çalışıyordu. Alman Mareşal
hatasını anlamıştı daha önce kale almadığı genç subay Mustafa Kemali şimdi pür
dikkat dinliyordu. O bölgedeki tüm birlikler Anafartalar grubu altında birleşti
ve saldırıyı yönetmek için tüm yetkiyi Mustafa Kemale verdi. Artık Miralay (albay)
rütbesine yükselmişti. Planını açıkladığında neredeyse herkes karşı çıktı. Gece
40 km yol yürüyerek cepheye henüz yerleşmiş birliklerle süngü saldırı yapacaktı. Ona göre zafer ancak
böyle gelebilirdi. 10 Ağustos gecesi en önde saldıracak askerler için sıcak bir
çorba hazırlamasını emretti. Onlarla tek tek konuştu sohbet etti ve gece
karanlığında keşif yapmak için yola çıktı. Geri geldiğinde artık hazırdı ve
taaruz emrini verdi. Toplar makineli tüfekler adeta ölüm saçıyordu. O sırada bir
şarapnel parçası göğsündeki cep saatine isabet etti. Ama onlar yılmadı
kanlarının son damlasına kadar savaşmaya devam ettiler. Savaş 8 saat süren
çatışmanın ardından kazanılmıştı ve artık tepede Türk bayrağı dalgalanıyordu. Mustafa
Kemal Anafartalar Kahramanı ünvanını almış ve bütün gazeteler onu yazıyordu. İtilaf
devletleri Çanakkale’yi geçememiş, Çarlık Rusya’ya yardım ulaşamamış açlık baş
göstermişti. Rusyada ihtilal sesleri yankılanıyordu ve kısa süre sonra Çarlık
Rusya yıkılıp Sovyet Rusya kuruldu. Winston Churchill aldığı Ağır mağlubiyetin
ardından uzun süre inzivaya çekildi ve 2. Dünya savaşında aldığı mağlubiyetten
ders çıkarmış bir halde geri dönerek Nazi Almanya’sına karşı önemli bir rol
oynadı.
Bahadır Enes Şanlı
büştheprofessional için bir cevap yazınCevabı iptal et